11. GÜN “GÖRÜYORUM”

S c r o l l D o w n

Görüyorum dedi kör adam ve bir hışımla kadehine sarıldı Aleksandır Pişiyev. Yuri’nin omzuna koydu diğer elini. Uzak aşklara diye bağırdı. En çok sağır İlyeniç içti ama ne anladı ben de bilmiyorum. Ben köşede oturmuş bitlerimi evcilleştirirken, bu uslanmaz sarhoşları izliyorum.
Yuri boşalan testiyi yere vurdu. En çok sağır İlyeniç’in canı yandı. Aleksandır bir tokat patlattı ensesine Yuri’nin ve Yuri kurma koludur kızıl ordudan kalma bir AK47’nin. Berbere gitmeliyim diye düşündü Anna gelmeden. Oysa Anna en az bir 10 sene kadar daha gelmeyecekti, yani Yuri tabuta girene kadar. Anna Madzuik 4 sene önce çiçekten öldü…

Güneş, patlayan flaşlar gibi kararttı hepatitten sararan gözlerini Leningrad’ın ve beklenen her ölüm gibi aniden oldu. O zaman ayrıldı diyorlar, Yuri’nin kurnaz ve çalışkan elleriyle hayatı. Gömleğinin eteklerine sildi göbeğine kadar inen sakalına bulaşan şarabı. Aleksandır’a döndü ve “Sen teknenin adını yine mi değiştirdin?” dedi. Kendi adını değiştirmekten kolay geliyordu bu. Hem hala takip edildiğini sanıyordu Aleksandır ve yıllarca Sinop’tan aranan komünistleri, Rusya’ya kaçırmıştır. Başladımı bitmez deniz hikayeleri. En güzel macerası hepsidir, fakat unutamaz hasta halde aldığı aksi ve kıvırcık şairi. Ona sorarsan, boş ver sorma gitsin.

Kör adam mevzuya ortak olmaya çalışıyordu. Konuşulan her sıkıntının kamburunu sanki o taşıyordu. Yeni testiyi o istedi. Masada pay edildi kırmızı uydusu dünyanın ve kırılan testinin parası Yuri’ye yazıldı. Siz dedi kör adam, çok şanssızsınız. İsteseniz de istediğiniz gibi göremezsiniz. Ben neler giydiriyorum meyhanecinin hiç görmediğim karısına ve o sadece ben bakarken 54 kilo. Güneş ben ne zaman istersem o zaman doğar, gece ben istediğim zaman. Ve manzaralarım, tanrım. Hiç görmeyecek olmanın acısı çöktü Yuri’nin dağınık ve mavi gözlerine. Aleksandır gitti geldi iki ve masa sandalye arası. Kafası düşmek üzereydi. Sağır İlyeniç iç çekti. Ve gelmiş geçmiş en büyük senfoniyi, sigara küllerinin üzerine kirpikleriyle yazılabilirdi.

Bana döndü. Sol elini göğsünden çekip deli işaretleri yaptı masadakileri göstererek. Başımı salladım gülüştük. Bir sonraki kadehte ikimiz de bunları unutacaktık. Yalnız olduğunu da unutuyor insan delilerin arasında. İçtiğim votkadan ikram etmesini söyledim herkese kirli önlüklü kıza. Vardiyasının bitmesine üç sarhoş tacizi daha vardı. Bardaklar çorak kafalara ekilen tohumlar gibi saçıldı. Aleksandır masanın da ismini değiştirdi kafasında ve aynı kafayı yeni isimli masasına sakladı. Meyhanecinin küfrünü bir tek İlyeniç duydu ve Yuri’nin ayaklarını tahta zemine vurma sesini. Kafası ne zaman dağılsa başlardı aynı tikine. Topukları değirmen taşı gibi öğütürdü çamur bulaşıklarını. Evin yolunu unutmazdı hatırlamadığı geceler dışında. O zaman onu Kirişnev civarındaki eski bir matbaanın ikinci katında Anna’nın daktilosuna sarılırken ve hokkada kuruyan mürekkep lekelerinden mektuplar ayıklarken yakalar ve su içen bir köpek görmüş sıradanlığıyla bırakırsınız.
Bu Yuri’nin hayatıdır.

Uzamış tırnaklarıyla ayırmaya çalışır bir günü diğerinden.

Kör adam İlyeniç’in koluna girdi. Birlikte adımladılar tek beyaz gecesini dünyanın. Kar suyunu geçiriyordu İlyeniç’in ayakkabıları. Hiç duymadığı halde küfür etti. İnsanın doğuşuyla başlıyordu sövme arzusu ve öğrenmek için illa da duymak gerekmiyordu anlaşılan. En azından bizim gibiler için. Sabaha karşı zorla dışarı attı kalanları meyhanecinin şişman karısı. Yuri’ye “Ben seni bırakırım.” dedi Aleksandır, gidecek yeri olmadığını gizlemek için. Yuri; bunu bir iyilik sandı ve sakladığı son tütün tutamını Aleksandır’a uzattı. Ne güzel bir duyguydu, kıvrak bir dumanı kapının aralığından bakan ışıltılara doğru üflemek, karın üzerindeki güneş yakamozlarına basmamaya gayret göstererek. Tek bir duman yetti her ikisine de ama bitirene kadar içtiler.

Görünen halleriyle, yayvan yürüyüşleriyle, kör adamın gördüğünü saymazsak, bu topraklar üzerinde bir hiçtiler. Aleksandır, Yuri’den kopar kopmaz ters tarafına süründü şehrin ve bir okul bahçesinde 7 kişilik bir salıncakta kalan son siyah saç teli de koptu. Uzandı salıncağa gözleri doldu, eğildi, bir kez daha baktı. Son gördüğünden biraz daha haraptı.
Yelken direklerinden asılmış aksi ve kıvırcıktı. Sinoptu.

izmir escort antalya escort antalya escort antalya escort

Best of turkish Hack forumu visit us.

Online Hack haber Oku