12. GÜN “GÜNEŞTİR UMUTSUZLUK”

S c r o l l D o w n

Bomba patladı! Kulaklarımda sürekli bir çan tınısı, gong duyuldu. Sessizlik bozulmadı yine de, kaskatı bir tavandı üstümüzdeydi. Bir Buda heykelinin içinden kabuğunu kırıp çıktı bir zenci ihtiyar, geceye karıştı. Kimseler görmedi onu, gece gereğinden fazla aydınlıktı. Yapış yapış bir rüzgar, sokak sokak Beyoğlu’nu istila ederken o ikinci kattaki evde bir bardak kırıldı duvarda, kavga var. Sorun değil, içimizde tuttuklarımız demek ki. Kılıç artık keskin değil, çalışmaz.

Gong duyuldu körler tepesinden de, orada da bilindi umutsuzluğun bir güneş olduğu, doğmak zorunda olan. Kimseler aldırış etmedi çeşitlere bir an için. Kendi pusetini iten, hiperaktif bir veletti zaman, baş döndürüyordu hızı. Sıkılmıştım bu klasikleşmiş manzaradan. Bir anda görünmez bir yumruk yemiş gibi yerde buluyordum kendimi, hem de her öğle üstü, çenemde sızılarla. Yedek bir şairdim, yalnız bir muhteşem aşık, yanlış bir doğru. Kimse beni tanımasa da olurdu artık, hem tanıyanlar da memnun değillerdi.

Şişelerden şişelere aktardım geceyi, kırdım onları sonra. Tanımadığım bir arkadaş sıvazladı sırtımı, son mektubumu yırtıp hayatımdaki kadınlara teker teker yolladım. Şiirlerim ellerim kadar benim değillerdi artık, ruhum kadar ve sen hiç olmadığın kadar benim değildin, ne kadar acı da olsa. Bambaşka kadınlarım ve yalanları vardı artık. İçim dışım yalandı.

Zifiri karanlıkta kıpkırmızı gözleri seçiliyordu sarhoşların, fermuarları bozuktu. Birer birer sıramızı bekliyorduk. Beyaz çarşaflı hastanelerde değil, sokaklarda ölecektik, bağıra bağıra, ağzımızdan köpükler saçarak. Ve birer sigara da ölümün üstüne yakacaktık, sıcacık bir akşam yemeği gibi. Kim ne diyebilirdi yıldızların yorgansı sıcaklığına? Her uyanışta başka bir kirlilikle ölüp, her rüyada yeniden insan olarak veda etmek hayata; neslin delirmesini en çok hızlandıran şeydir, kablolu TV’den sonra. Fakat bunu yalnız deliler görür. Karanlıkta görür deliler babaannelerin diz altı çoraplarını, hislenirler.

O sırada boş bir küvette, başka bir adamdan çocukları olan ilk sevgilisini bekler deliler, geri gelmeyeceklerini bildikleri için. Gidenler değildir kaybettiklerimiz hem, geri gelmeyeceğine inandıklarımızdır. Yani esasında biz kaybederiz onları. Biz çekip çıkartırız hayatımızdan ve suçlarız onları sonra!

Kimse karışamaz, çünkü biz kimsesisiz.

Bulutlardan bir parmak yapmış tanrı, bana uzatmış. Suçlar gibi. İşte ben o parmağı ısırdım. Sabahları ilk sigarama ve güneş gözlüğüme sarıldım ben, kapalı perdelerden ışık ışık süzülen bebek kahkalarına değil, çünkü artık umudum yok, yani özgürüm. Yolun beni götürdüğü yere değil, yolda olmak hissine takılırım. Kanser yağmurları altında doğar, kanseri kovalar ve fakat, bir sarhoş tarafından maket bıçağıyla vurulurum.

Aksi şeytan, ölemem…

izmir escort antalya escort antalya escort antalya escort

Best of turkish Hack forumu visit us.

Online Hack haber Oku