18. GÜN “ÇALMADIM KAPINI”

S c r o l l D o w n

Ben senin çirkinliğine aşık oldum, kendini tek kadeh Chivas’a bırakışına. Beyaz iç çamaşırlarına ve onları göstere göstere saklama çabana. Hepsi gereksiz oysa. Gereksiz çirkinliğin, sana düşüşüm gereksiz. Sen de gereksizsin aslında. Belki de bu yüzden arka sokağından dolaştım dün gece. Mutfak camına baktım. Sizin mahallenin çocuklarının, her ağustos kurutulduğu kaldırımlara oturdum. Yanlış aşklardan yudum yudum doğan şişe kırıkları, evvel zamanın çarkları gibi gıcırdadılar altında ayaklarımın. Yıldız yıldız. Başımı eğdim. Dul komşun çiçekli masa örtüsünü silkti ve esnedi. Çocuğunun uyuduğunun işaretiydi bu. Aşığı sürünerek ve kuyruğunu bırakarak tırmandı balkonuna. Yağmur giderinden çamur bulaştı beyaz gömleğine. Bütün kahve izledi! Ama bir tek ben gördüm. Sen neredeydin? Hangi yalı dizisini izleyip iç çekiyordun eteğinde çekirdek kabukları…

Bir gün senin de olacak güzelim, buna inanacağız… Düşünmedim değil kapını çalmayı. Bir gereksizliğe daha kimse bir şey demezdi. Dolaşmadım ön tarafına binanın, elimdeki şişeyi yavaşça saklamadım, ipteki çamaşırlarına bakıp iç geçirmedim. Hala sular damlıyordu.

Sessizlikten kadife perdeler gerip Chivas kadehleriyle arama, sana biraz daha mesafelendim. Baldırını kaşıdın sen, gözünden kaçan sarı tüyleri gördüm. Sünnet çocuğu mahçupluğuyla utandın ve düzelttin eteğini. Beyaz çamaşırın bozuldu buna. Manzarası kapandı. Hiç olmayacak bir şey yaptım o an. Seni özledim. Ama çalmadım kapını.

Arka sokağından geçip gittim. Sen duymadın ayak sürümemi. Alnımı devirişimi görmedin. Balkonunun altında, ruj bulaşığı izmaritlerini kustu kaldırım mozaikleri. Dul komşunun oğlu seni gördü rüyasında hayalendi. Ben arka sokağından geçip gittim.

Bir sigara yakmadım, hüzünlenmedim, saçlarım rüzgarda dağılmadı. Her şey saniyenin onda birinde oldu, öylesine oldu, sıradanlıktan çizgiler geçtim asfalta, üzerlerinde yürüyüp geçtim arka sokağından.

Dul komşun yıkayıp aşığının gömleğini, soba borusuna gerilmiş tellere astı. Yanmamasına rağmen. Bazı alışkanlıklar reddedilemiyor. Ben yok saydım dudaklarını, balkonunda kucağımda bana rakı içirtmenin tadını, çok beğendiğin straplez elbiseni anlatmanı yok saydım. Yarın gidip alır mıyızlarını yok saydım!

Çocukluğumun geçtiği kasabayı, mıcırların üstünde ressamcılık oynayan karadut ağaçlarını, her seferinde başkası gibi ceketime sinen sabah ayazını yok saydım. Arka sokağından dolaştığım ağustos gecelerini yok saydım.

Yürüdüm… Çirkinliğini hatırlatan Cankurtaran sokaklarında!

izmir escort antalya escort antalya escort antalya escort

Best of turkish Hack forumu visit us.

Online Hack haber Oku