28. GÜN “UYKUSUZLUĞUNDA BİR GECE”

S c r o l l D o w n

Neredeyse bütün gece alnının kenarında dolaştım. Saçlarına takılmamaya gayret göstererek. Simsiyah birer uçurum oldu, büyüdü gözlerin. Beyaz güller solamıyordu yamaçlarında. Açmak neyse ne… Kaşlarına sıkı sıkı tutunarak, kirpiklerinden yürüdüm mutsuzluğumuza giden yolu. Canın yandı mı? Daha da çok yanacak. Çünkü ben yüzünde yürüdükçe değişecek yüzün, senin yüzün değiştikçe ben şaşıracağım yolumu, yordamımı. Değişen şeylere alışmam zaman alır bilirsin. Geçmişle kelepçeli hafızaların kusurudur biraz da. Geriden bakan hülyaların. Yeni her şey yorar kötürüm akıllarını güneş gibi uslanmaz aşıkların.

Her insanın uzaklara gitme hayali olur. Seninki mecburiyet. Ama kimsenin seni tanımadığı bir yer yok! Mutlaka girmişsindir halüsilasyonlarına gece terlemeleriyle ıslanan kısık gözlerin. Herkes bilir senin arızalı keman sololarını. Ben bilmez gibi yaparım. Gülmelerinin ve ağlamalarının arasına sokarsın arşenin ucunu şizofren aşıkların. Yardıma muhtaç eniklerdir senin için titreyen eller. Kadife parmak uçlarınla şevkati tuz edersin.

Ben bütün gece alnında dolaştım başkaları gibi yaparak. Elime bayraklar, pankartlar aldım mesela, aklına isyancılık yaptım. Eksik Meydan Larousse kuponları sattım emekli hücrelerine. Kafanı karıştırdım, defalarca. Neler buldum inanamazsın. Seni ilk tuttuğumu buldum Maçka’da. Gök, yıldız yıldız tedirgin, bulutlar gece seferlerine koyulmuş, ıslak bir rüzgar giriyordu sırtından içeri. Ürpermiştin. Korkuyordun sabahlardan. Seni tuttum bir kabusun içinde, yüzümde hala düşmanlarıma tükürdüğüm o gülümseme.

Yenildin kendine, acıdın kendine, pişman oldun. Ben o günü buldum el yordamıyla. Kan ter içinde kaldım. Yalnızlığım boğuldu göğüslerinin arasında, eksildin. Çığlıklar attın. Dizlerine çöktün dumanı tüten bir savaş meydanında, ellerini kaldırdın. Sen hariç herkes gülümsüyordu, senden başka kimse nefes almıyordu.

Her insanın intihar hayalleri olur. Seninki mecburiyet. Yaşayabildiğin tek bir hatıra bile yok. Ama zamanı değil şimdi. Sonbaharda yalnız yaz aşkları ölür. Güz gülleri değil. Hem düşen de benim dökülen de. Hem sen daha çocuklarına ayraçlar boyayacaksın suluboyayla. Kitap kaplarıyla boğuşacaksın soba başında, yarısında bant bitecek. Korkma, yaşlanamayacaksın. Yaşayacaksın otobüs duraklarında, çorba salonlarında, aynalarda, hiç binilmeyen okul servislerinde, hele ki pileli eteklerde. Hatıralarında olmasan da sarhoşlar unutmaz ilk aşklarını.

Neredeyse bütün gece uykusuzluğunda dolaştım.

izmir escort antalya escort antalya escort antalya escort

Best of turkish Hack forumu visit us.

Online Hack haber Oku