37. GÜN “YOLUN SONU”

S c r o l l D o w n

Yağmur uyukluyordu Eskişehir asfaltında
Yolun sonu görünüyordu
Ama bir türlü varamıyorduk.
Düşünmek için çok vaktim vardı,
Seni düşündüm; boşa harcandı!

Doğal olan herşeyden korkardın.
Kendi güzelliğinden bile…
Bu yüzden o boyalarla kapatmak zorunda kaldın!
Bense kasıklarıma kadar hayata saplandım
Kendime bile itiraf edemediğim gerçekler vardı sonra…
Oturuyorlardı altı direkli meyhanede tam karşımda
Yapma çiçeklerin ardına saklandım.

Ve güneş doğmak üzereydi Haydarpaşa Garı’na…

Bu tren beni hiç bilmediğim bir yere götürecek…
Ben; kadere bulanmış dizlerimi,
Kadehe dolanmış dizelerimi götüreceğim
Sen gelemeyeceksin!
Bu defa olmaz!

Uzak bir kasabanın ışıkları sağda kalacak.
Senin konyak matarandan bir yudum içeceğim
Ama seni hatırlatmayacak!
Arifiye’de bir çocuk binecek
Alaz’ı anacağım,
En çok ona kızacağım.
Sonra fındık bahçeleri Doğançay’ın
Çocuk Vezirhan’da inecek.

Belki yeminimi bozacağım
Islık olmuş bir keder,
Kondüktörün ayrık dişlerinden
Süzülürken,
Senin için son bir şiir yazacağım.
Unutmakla başlayan.
Umutla biten.

Bir gecede devrilmiş kralları gördüm
Yıkılmış yağmalanmış şehirleri,
Biz bitmişiz çok mu!
Az da deme, incinirim…
Zamandan bol bir şeyi olmaz sabahçı kahvelerinin
Ziyanı yok,
Bir kaç sene de senin için verelim…

izmir escort antalya escort antalya escort antalya escort

Best of turkish Hack forumu visit us.

Online Hack haber Oku