42. GÜN “SAHİ, SEN NİYE GELDİN?”

S c r o l l D o w n

Nereden çıkıp geldin şimdi durduk yere. Bütün planlarımızı mahvettin. Gece sabaha yıkılmadan gelmek de neyin nesi? Bu huy da yeni çıktı! Kahvaltıyı beklemeliydin en azından. Ya da son kez görmemi ortancaları. Eskiden düşkündüm, bilirsin. Oysa defalarca yaptım provasını buralardan gitmenin. Senin yankı yankı yaralayan kahkahandan başka hiç bir şeyi götürmemenin. Yolda yapacağım şakaları bile ezbere aldım. Planlarda şu Grappa’nın uzun boyunlu şişesi ve sen yoktun. Her şey mahvoldu.

“Birilerini öldürmemek için kendimi zor tutuyorum”

Handiyse her şey mantıklı görünüyordu. Caz hala sıcaktı. Gök gibi bir umutsuzluğu önüne katıp, gözlerini diktatör heykelleri gibi devirerek içeri girdin. Koridorun sarı lambasından dökülen gölgen, beyaz ışıklı salonda mürekkep gibi koyu izler bırakarak ardında, çoğalıyordu. Gölgen simsiyah bir karanlık halinde, yakama, cesaret bulunca da gırtlağıma uzanıyordu. Nefesimi tutarak düşündüm. Seni, silüetinde canlanan yüzlerce hayal kırıklığı ile öldürebilirdim. Kalbini duvarlarda sarı ve beyaz kımıldanan kristallerin köşelerine parça parça asabilirdim. Yapamadım.

Sen niye geldin.

Karlar içinde bir yolculuk olacaktı. Yeniden uyanmanın boş, bomboş geldiği o sabah çıkacaktık yola. Bembeyaz fon tamamlayacaktı anlamsızlığı. Bastığın yerde kalan izi arkandan temizleyerek ve gökkuşağının boynuna özenmesini izleyerek düdükler yapacaktım sana söğüt dallarından. Yol boyu açık camdan o düdük ile imkansız olduğumuzu düşündüğün her gece için bir çoban köpeği takacaktın peşimize. Sen geldin. Bütün taktikleri bozguna döndü kafamın içinde dört dönen generallerin, ilk kez terk edilen bir çocuk okulu bıraktı. Sen geldin. Peşinden geldi sahipsiz bütün şüpheleri İstanbul’un. Gölgen düştü önce, sonra sen. En olmayacak yerde durdun. Yıkıntısında bütün planların.

Şimdi tekrardan başlayacak her şey. Hep istediğin gibi. En baştan anlatacaksın bana çocukluk anılarını, sol baldırındaki yara izini, babanın evi ilk terkedişini, ben en baştan hafızama alacağım. Sen ilk balığını yapacaksın bana, ben sana ilk şarkımı söyleyeceğim. Hep istediğin gibi olacak. Benim bir kaç hata hakkım daha doğacak, senin yeni bir kaç elbise. En güzel şeyler tekrardan bizi bulacak, biteceğini bile bile yaşayacağız hepsini yeniden. Oysa ben ikimizi de alıp kaçmak üzereydim. Sen geldin.

Sahi, sen niye geldin!

izmir escort antalya escort antalya escort antalya escort

Best of turkish Hack forumu visit us.

Online Hack haber Oku