59. GÜN “ARALIK’TA YAZMAK”

S c r o l l D o w n

Kendime yazıyorum bu satırları, gelinim sen anla… Sabahları yorgun uyanmaktan bıktım bıkalı oldu gazellerce vakit. Karanlık her kalpteki her cinayeti üstlenmenin bir bedeli olacağını biliyordum. Yangında ilk feda edilecekler listesine girmeyi ben istedim. Pişman değilim. Üstüne üstlük birer özgürlük biletiydi ayrılık süsü verdiğim onca terkediliş. Onlarca deprem gördü zavallı yüreğim. Her birinin yıl dönümleri Aralık’da. Kutlamaları başladı çoktan kurban verme törenlerinin. Ve ben ilk gününden beri mesaideyim, senin makul mesafende. İlk günden beri titizlikle ölmeye gayret ediyorum. Ama maalesef direksiyonda sızmak gibidir Aralık’da zaman, nereye varacağını bilemezsin.

İlk esaretimi hatırlıyorum. Kurtulmak için hislerimi acımasızca boğmam gerekti, sessiz ve çaresiz. Dünyevi herhangi bir meseleye tutuklu herhangi bir adam gibi. Aşık olmak bizim gibiler için fazla lükstü! Vicdan azapları aldı yerlerini peşimde, o günden beri. O güne doğru, o günün etrafında. Aralık’ın henüz başında doğmuş bir güzellikle savaştım yıllarca, o akciğerleriyle. Evet, o kadını iyi tanırım, akciğer ameliyatına giderken altı paket sigara koyan çantasına. Bana hücrede geçirdiğim üç günü anımsattı bakışları, eğer biri görebilseydi beni, ben de o birilerinin hafızasında tıpkı o şekilde yer edebilirdim. Ama beni kireç buğusu suratımla hatırladılar çıkışımı ilk görenler. Rutubeti içine tıkır tıkır seslerle sindiren dizlerimle. Sevmeyi iyi bilirdi, ezberi kuvvetliydi, benim gibi ve bırakmadı peşimi, adreslerimi unutmadı, sevdiğim diğerlerini. İlk esaretimdi. Bu yüzden elim ayağıma dolanır Kasım sonlarında, yaklaşması bile tedirginlik verir, katlettiğim duygularımdan bir tel yollar çünkü her yılında. Bütün bir yıl bunu mu bekler diye düşündüğüm çok oldu.

Nicedir ondan da haber alamıyorum. Yalnız dilenciler çalıyor kapımı, ne acı! Kirli, şevkatli, ısrarlı. Şevkati bir dilenci bakışında görmek ne büyük yalnızlık. Gidecek bir yer bilmemek. Karanlığı ya da aydınlığı önemsememek. Paltonun cebinde unutulan çekirdek tanesi gibi hissetmek. Ne büyük yalnızlık. Direksiyonda sızmak gibidir Aralık’ta yalnızlık, nereye varacağını bilemezsin. Ki yalnızlığı ıslatıp köpeklere bile veremezsin.

Velhasıl ne kadar yalnız kalırsam kalayım, ne planlar kurarsam kurayım ölemiyorum. Çünkü benim ölümüm onsekizimde oldu. Taşları işkenceyle yola sokan bir adamın elinden oldu. Bütün sevenlerim bu suça ortak oldu. Ben öldüm. Bir de kriminal öpücükleri o kadının. Kanıt gibi taşıdım diş izlerini boynumda. Kime gitsem inanmadı, kimle gelsem inanmadı, benim failim meçhul kaldı. Belki bir kitap yazarım ölü bir adamın gözünden dünyayı anlatan. Ama direksiyonda sızmak gibidir Aralık’ta yazmak, kime çarpacağını bilemezsin.

izmir escort antalya escort antalya escort antalya escort

Best of turkish Hack forumu visit us.

Online Hack haber Oku