62. GÜN “SİZİN EVİN MEVSİMLERİ”

S c r o l l D o w n

Sizin evin bir balkonu vardı bir de kedisi. Yamuk yatakların kusursuz efendisi. Bir de iki dubleyle çarpılırdım sen bilirsin. Kollarında ben. Mercedes yıldızı gibi. Gözlerin vardı sonra. Hala sonra.

Çarelerle uyurdum ben seni tanımazdan evvel. Adapazar’ın meşhur karakolu öğretemedi duvarları. Bilen bilir ki yedi kat iner yerin dibine, yedisini de gördüm. Sen ezberlettin tuğla tuğla duvar nedir. Sen öğrettin çaresizlik nedir. Her gece bir iskemlenin ucuna ilişir gibi uzandım yanına el evinde. Rutubetin yıkamadığı ciğerlerimi, yangın yangın kül ettin!

Benim belimde bir silah elimde bir hurda var. Senin elinde ben varım. Kızgın değilim. Yoksulum. Ve yoksun. Yoksulluğum dişimdense, yoksunluğum senden. Ne hayret, ne yazık! Sözlerinin arasından sözcükler seçmekle geçecek kendime yazdığım mektuplar.

Umutla uyurdum ben seni tanımazdan evvel. Bilirdim mezar kazma usullerini, sevdiklerini gömerken nelere dikkat edileceğini. Gözlerini dağlamak mesela. İçinde biriktirdiğin yaşların tuzuyla. Ne kadar çabalasam da gömmeye, büyüdü sevgin o kadar. Tuzun eritemediği gözlerimi, yangın yangın kül ettin!

Ben bir daha göremedim, sevemedim.

Sizin evin bir kapısı vardı birkaç çıkışı. Salondaki koltuğun ilk kırılışı. Girişi tekti, bazen hiç. Sizin evin bir de yolu vardı uzun. Koşarak geçtiğin o yolu en huysuzun. Bir kaç torba, bir kaç paket sigara. Sabah alışverişi akşamdan kalma. Bir bira dedim ya. O bir bira hala bir bira. Hala ama. Bir bira.

Sizin evin bir huzuru vardı yaşanılanların aksine, duvarları vardı ketum. Senin neyin vardı, benim neyim vardı, onların neyi vardı. Sizin evin bir tek mevsimleri yoktu.

izmir escort antalya escort antalya escort antalya escort

Best of turkish Hack forumu visit us.

Online Hack haber Oku