70. GÜN “VİOLETTA’NIN MEKTUBU”

S c r o l l D o w n

Elindeki işi bırak ve karşıma otur dedi Agustin Adriano, gölgelerin saçaklar tarafından henüz kırbaçlanmaya başladığı şu saatlerde. ‘Benim duymadıklarımı sana anlatacağım’. Bıkmamıştı günlerdir her öğle üstü aynı masada sıcak rom içmekten. Kış bitsin artık diye kaç kez içimden geçirdim. Oysa kışı severdim, evimi sevmediğim, yolumu sevmediğim gibi. Kaçış planları yaptığımız ergen soluğuyla ısınan yaz geceleri… Anlatacaklarını az çok tahmin edebiliyordum. Çünkü ben de bıkmamıştım günlerdir her öğle üstü aynı masada onu dinlemekten. Geri kalan her şeyden, ne acıdır ki bıkmıştım.

Ağır ağır ölmeye üşenir olmuştuk. Hızlanmak için elimizden geleni yapsak da nafile. Kendi zincirlerimizden yakalamıştı bizi kader… Dramatik diyaloglara sokuyordu durmadan göçmenler tarafından pudralanmış burunlarımızı. Kılcal damarları sarkıyordu uykudayken biz, şehir ve Violetta. İşte yine Violetta. Hazin parmaklar, ümitsiz aşklar ve Agustin Adriano.

Ben bile günler sonra anladım bu hikayeye tutkusu imkansız olan her şeye düşkünlüğünden değildi Agustin Adriano’nun. Hayatında bir kere bir kadına aşık olma cüretini bulmuştu kendinde. Ve ceketinin iç cebinden son mektubunu çıkardı yine. ‘Benim görmediklerimi sana okuyacağım’

< Fişek hızında iki kadeh rom >

Kağıdın kat izlerini, kendine davranmadığı kadar şevkatli davranarak açtı. Masaya sanki bütün bir kentin, belki Güney Afrika’daki sözüm ona bir cumhuriyetin bütün o soykırımlardan doğan acılarını yaymıştı.  ‘Aramızda geçen her neyse, çok güzeldi. Ama bitti. Senin küçük prensesin; Violetta’ dan başka bir şey yazmıyordu ve yıllar boyu üstünde sıralanan bardakların teksirde bıraktığı dairesel lekeleri saymazsak, Agustin Adriano’nun hayatı kadar ve önümüzdeki kadehler gibi bomboştu. Böyle büyük ızdırapları çizgisiz dosyalara sığdıramazsın. Yanlış bir adam, yanlış bir kadına çarpıldığında bunu dünyanın bütün violenselleri toplansalar anlatamazlar.

< Fişek hızında iki kadeh rom >

Ama ben seni anlıyorum Agustin, sen benim dostumsun, aynı uçurumlar damlıyor göz bebeklerimizden, aynı ruj izine pansuman yapıyoruz her gece yudum yudum kadehlerde ve hala Jaiger içersin gizlice yatağında. Ben biliyorum. Şimdi katla o mektubu aynı yerden. Ve sarıl her gece yaptığın gibi karanlığına Violetta’nın aynı belden. Öp onu Agustin, öp! Seni yıllar önce öldürdüğü yerden.

< Fişek parıltısında iki kadeh rom >

izmir escort antalya escort antalya escort antalya escort

Best of turkish Hack forumu visit us.

Online Hack haber Oku