8. GÜN “NEREDEDİR YALNIZLIĞIM?”

S c r o l l D o w n

Pangaltı’ndan terkedilişine giden yolu ağır adımlarla ve hafif kadınlarla yürüdüm. Sanki dokunsan parçalanacak bir bakış taşır gibi. Seni bir hastalık ya da kötü bir alışkanlık gibi değil, sıyrılmam gereken bir disiplin kurulu gibi düşündüm. Kapının önünde, yolda içerim diye yaptığım sigaraların ilkini köşeyi döner dönmez yaktım.

Geride kalışını izlemenin ağırlığı dumanla çöktü. Durdum, son bir kez arkama baktım. Büyük büyük kapandı gözlerin, buğulandı akşam sokağı. Bir şey söylemek ister gibi bakıyordu insanlar yüzüme. Ya da bana öyle geliyordu. Öyle ya! Kimsenin anlatacak bir şeyi yoktu, senin söyleyecek bir sözün, benim sarkıtacak tek bir kelimem yoktu. Bu yüzden ayrılık bu kadar durgun oldu. Suda sürüklenen izmaritler gibi. Telaşsız ve endişesiz.

Ve o benim küstah yalnızlığım vardı. Kim bilir nerededir şimdi, hangi kumralın terli göğüslerinde yıkar ellerini uçları pense gibi. Nerededir kendine münhasır yalnızlığım? Ve o benim sarhoş kulaklarım artık duyamıyorlar beni. Ve o benim sarhoş gözlerim göremiyorlar ve sarhoş dizlerim taşımıyorlar beni.

Ve sen nerdesin güzeller güzeli yalnızlığım, muhtacım sana. Elleri sana, oturmaları Rita’ya benzeyen kadınlar çevirdi etrafımı. Ve o benim sarhoş kalbim atamıyor artık tek tek onları. Neredesin sana muhtacım!

Ve o benim bölük pörçük sonlarım, nasıl da yakalanırız yaz yağmurları gibi her kaybedişe, ben sana sarılmam sen de azarlamazsın zaten! Ah o kutsal yalnızlığım. Hele o doyumsuz egon, her kadın seni sevsin istersin, her ayna sana baksın, her sazen sana çalsın. Nerededir yalnızlığım, suda sürüklenen bir izmarit gibi?

izmir escort antalya escort antalya escort antalya escort

Best of turkish Hack forumu visit us.

Online Hack haber Oku